Virtual Earth

24 March 2006 tarihinde yazilim kategorisi altında Alisen Erdogan tarafından yazılmış

Microsoft‘un live.com gibi Atlas kullanarak yaptığı son uygulamalardan.

Şimdilik Seattle, WA ve San Francisco, CA şehirleri için var.

http://preview.local.live.com/

Cincon fikrasi

23 March 2006 tarihinde FB kategorisi altında Alisen Erdogan tarafından yazılmış

Salatasaraylının biri berberde sacini kestiriyormus.
Berberin durduk yerde;
“Ilk gittigin maci hatirliyor musun” diye soracagi tutmus.
“Evet, ne olacak” demis bizimki sinirli sinirli.
- Hangi macti?
- Bir Fenerbahçe maciydi.
- Kadikoy’de mi?
- Evet, oradaydi.
Aradan bir - iki dakika gecmis. Berber yeniden sormus:
- Hangi maçtı demis?
- Fenerbahce maci.
- Nerede nerede?
- Kadikoy de dedik ya!
Bir-iki dakika sonra yine ayni hikâye;
- Demek hayatta gittiğin ilk maç bir Galatasaray-Fenerbahçe maçıydı ha?
Bizimki sinirlenerek;
- Evet be, Fener maci dedik ya!
Berber birkac dakika sonra ayni konuyu bir daha amcaya kalkisinca bizimki isyan etmis;
- Kardeşim, ilk gittiğim maçın Fener maçı olduğunu elli kere söyledim. Niye tekrar tekrar soruyorsun?
Berber aciklamis:
- Fener deyince saclarin diken diken oluyor da, daha rahat kesiyorum.

Microsoft sanal suclara savas aciyor

22 March 2006 tarihinde teknoloji kategorisi altında Alisen Erdogan tarafından yazılmış

Microsoft’un EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) Bölgesi Başkanı Neil Holloway, Brüksel’de gerçekleşen bir teknolojik tartışma platformunda kişisel bilgileri sızdırmaya yönelik “yemleme” (phishing) türü saldırılarının arkasındaki siber suçluları hedef alan küresel ölçekteki hukuksal mücadele kampanyasını duyurdu.

Ev sahipliğini Avrupa İnternet Servis Sağlayıcılar Birliği EuroISPA’nın üstlendiği etkinliğe, İnterpol de destek verdi. Microsoft Corp., Ocak 2006’da EMEA Bölgesi’nde online sahtekarlık yaptığından şüphe edilen kişilere karşı 100’den fazla dava için yasal girişimde bulunacağını duyurmuştu. Mart sonu itibariyle bu girişimlerden 53 tanesi gerçekleşecek.

Holloway, konu hakkındaki görüşlerini şu sözlerle dile getirdi, “Yemleme eylemi bir suçtur. Tüketicilerin İnternet’e duydukları güveni zedelemenin yanı sıra, Avrupalı siyasetçi ve endüstrilerin vatandaşlarının İnternet’teki yenilikçi ve değerli hizmetlerinden yaygın biçimde yararlanması hedefleri önünde de engel oluşturmaktadır.”

Yasal girişimler, Microsoft’un daha önce başlattığı Yemleme ile Küresel Mücadele İnisiyatifi (GPEI) programı kapsamında yürütülüyor. Program tüketiciyi koruma, işbirliği ve adli takibat yoluyla, dolandırıcılıkla dünya çapında yürütülen mücadelenin koordinasyonu sağlarken, bir yandan da genişletilmesini hedefliyor.

Holloway sözlerine şöyle devam etti, “Microsoft, yemleme ile küresel mücadele girişiminde tüketicileri eğitmek, suçluların yasal takibini sağlamak ve yemleme tehdidine karşı teknolojiler geliştirebilmek için yasal merciler, çok sayıda sektör ve hükümetle bir arada çalışıyor.”

GPEI şemsiyesi altında EMEA Bölgesi’nde başlatılacak ilk 53 yasal girişim Türkiye, Fransa, İspanya, Fas, İngiltere, Almanya, Avusturya, Mısır ve İsveç’teki yemleme saldırılarını düzenleyen karışan kişileri hedef alıyor. Bu davaları kişilerin e-posta şifresi, kredi kartı numarası veya banka hesap bilgileri gibi özel bilgilerini sızdırmak için sahte web siteleri oluşturan kişilere yönelik 51 dava izleyecek.

Söz konusu girişim, Microsoft’un yemleme ve diğer siber suçlara yönelik uzun soluklu mücadelesinin son halkasını oluşturuyor. Microsoft bugüne kadar dünya çapında yemleme yöntemiyle dolandırıcılığa başvuran 4744 siteyi kapattırırken, geçtiğimiz yıl ABD’de 117 dava açtı. Ayrıca Microsoft, dolandırıcılığa yönelik teknolojik önlemlere yatırım yapmayı sürdürüyor. Internet Explorer 7’de yer alan ve kullanıcıları potansiyel online risklere karşı uyaran “Yemleme/Phishing Filtresi” de bu teknolojik yatırımlardan birini oluşturuyor.

Yemleme (Phishing) terimi, Bilişim Sözlüğü 2005’te (Bülent Sankur, Pusula Yayıncılık), “Yasal bir kuruluş görüntüsü altında kullanıcılara sahte elektronik mesajlar yollayıp, daha sonra çalıntı kimlik olarak kullanma amacıyla kişisel özel bilgileri toplama.” olarak tanımlanıyor.

5.kat

21 March 2006 tarihinde eglence kategorisi altında Alisen Erdogan tarafından yazılmış

tatile cikmis bir grup kiz arkadas, bes yildizli bir otelin onunden gecerken bir an duraklarlar.otelin kapisinda; “yalnizca bayanlar icin…”yazan bir afis asilidir.yanlarinda esleri ya da erkek arkadaslari olmadigiicin, bu otelde konaklamaya karar verirler. resepsiyondaki akillara ziyan derecede yakisikli genc, bayanlara otelin “usulleri” uzerine kucuk bir brifing verir: “otelimiz bes katlidir. teker teker katlari cikin. arzunuza hitap eden katta kalabilirsiniz.hangi katta ne oldugunu aciklayan kucuk tabelalar size yardimci olacaktir.yalniz dikkat edin,bir kez ust kata ciktiniz mi, bir daha bir alt kata inemezsiniz. mukemmel adamin pesinde… bizimkilerin icini bir heyecan kaplar. bu epey ilginc bir tatil olacaga benziyordur. hemen merdivenlere davranirlar.birinci kattaki tabelada; “bu kattaki erkeklerin hepsi kisa boylu ve vasat tiplidir,” yazmaktadir. hep birlikte burun kivirip, ikinci kata dogru hamle ederler.buradaki tabela da cok parlak seyler vaad etmez: “bu kattaki erkeklerin hepsi kisa boylu ve yakisiklidir.” kadinlar elbette ki buna da bir omuz silkerler. ucuncu kata geldiklerinde gozlerine uzerinde; “bu kattaki erkeklerin hepsi uzun boylu ve vasat gorunumludur,” yazan tabela carpar… “dogal olarak” dorduncu katta sanslarini dememeye karar verirler. nihayet karsilarina; “bu kattaki erkeklerin hepsi uzun boylu ve yakisiklidir,” yazan ilan cikar. kadinlar, hormonlari bedenine dar gelen ergen kizlarin coskusuyla bagirisir ve birbirlerine sarilirlar. fakat yine de o galeyan icinde,hala yukarida bir kat daha kalmis oldugunu hatirlarlar. kisa ama yogun bir istisare sonucu,son katta sanslarini denemeye karar verirler. oyle ya, sonucta her ciktiklari kat,bir oncekinden daha iyi bir “cesit” vaad etmektedir. heyecanla besinci ve sonuncu kata tirmanirlar. “zirve”deki tabelada yazanlari dehset icinde okurlar: “burada erkek falan yok. bu kat, yalnizca kadinlari memnun etmenin bir yolu olmadigini kanitlamak amaciyla insa edilmistir…”

Ogame

17 March 2006 tarihinde geyik kategorisi altında Alisen Erdogan tarafından yazılmış

AÅŸağıdaki linkte ogame denen gereksiz oyunun bir çocugu ne hale getirdigini görüyorsunuz ÅŸahsi fikrim ben böle bir çocuk görsem o klavyeyi kafasında parçalardım :D çocuk güya gezegen 1.cisiymiÅŸmi ne gemilerini patlatmışlar….burada

Tabii ki Galatasarayli…

17 March 2006 tarihinde FB kategorisi altında Alisen Erdogan tarafından yazılmış

Bir ana okul da öğretmeni kendisinin  Galatasaraylı olduÄŸunu övünerek açıklamış ve büyük bir heyecanla çoÄŸunluÄŸu 4 yaşındaki çocuklara, aralarındaki Galatasaray  taraftarlarının ellerini kaldırmalarını söylemiÅŸ.Taraftar kelimesinin ne olduÄŸunu bilemeyen, fakat çok sevdikleri öğretmenleri gibi olmak isteyen ufaklılar zıpkın gibi kollarını kaldırmışlar hemen, küçük bir kız hariç. Öğretmen Zeynep’e neden diÄŸerlerinden farklı olmak istediÄŸini sormuÅŸ. “Ben Galatasaraylı deÄŸilim de ondan”, diye cevap vermiÅŸ Zeynep.Öğretmen, biraz sinirli,”Peki sen nesin o zaman?” diye sormuÅŸ.” Fenerbahçeliyim ben”,demiÅŸ küçük kız gururla. Öğretmen, biraz daha sinirlenerek, Zeynep’e neden Fenerbahçe’yi tuttuÄŸunu sormuÅŸ. “Benim annem de , babam da Fenerbahçeli diye cevap vermiÅŸ gururla.Öğretmen Artık epey kızmış, yanakları al al olmuÅŸ ve dayanamayarak, “Böyle saçma Bir sebep olmaz, bir düşün bakalım, annenle baban birer geri zekalı olsalardı, sen ne olurdun?” Küçük kız önce duraklar , sonra gülümseyerek cevap verir; “Tabii ki Galatasaraylı “

Tecavuzcu Co$kun vs Nuri Alco

16 March 2006 tarihinde geyik kategorisi altında Alisen Erdogan tarafından yazılmış

* Coşkun açtır, Nuri abi tok.
* Coşkun kot giyer, Nuri abi beyaz takım elbise.
* Coşkun kaba kuvvet kullanır, Nuri uyku ilacı.
* Coşkun sevgi barındırmaz, kin kusar, Nuri abi sever belli etmez.
* Coşkun bira içer, Nuri abi viski.
* Coşkun uyuşturucuyu kullanır ve satar, Nuri abi kullanmaz, sattırır.
* Coşkun arkadaşları ile gezer, Nuri abi tek takılır.
* Coşkun traş olmaz, Nuri abi sinek kaydıdır.
* CoÅŸkun Cadillac, Ponciac gibi geniÅŸ arabalar kullanır, Nuri abi Mercedes’e biner.
* Coşkun mekan dinlemez, Nuri abi mutlaka yatak odası kullanır.
* Coşkun hedefe her durumda saldırır, Nuri abi hedefi baygınlaştırır.
* Coşkun görevini yaparken kin kusar kuvvet kullanır, Nuri abi dokunuşlarla işini tamamlar.
* Coşkun polis tarafından ilk yakalanır, Nuri abi son.
* Coşkun serseridir, Nuri abi organizasyon ve teknoloji insanıdır.
* Coşkun tecavüz eder ama ispatlayamaz, Nuri abi mutlaka kaset kaydı yapar.
* Coşkun para ve uyuşturucu için babasını satar, Nuri abi onurludur.
* Coşkun emir alır, Nuri abi emir verir.

· CoÅŸkun, vasıfsız bir sokak sapığı olarak güdülerinin esiridir…
Nuri Alço ise kötülüğü simgeleştiren bir anlayışın ipek bornozundan saten çarşaflı yuvarlak yatağına kadar tüm teşkilatı tamam gürbüz ve yiğit figürdür

· Tecavüzcü CoÅŸkun, direk saldırarak sadece ÅŸaÅŸkınlık ve korkuya yol açar…
Nuri Alço ise tarzında, daha ağır biçimde hayal kırıklıkları barındırır ve bunlardan beslenir.

· Tecavüzcü CoÅŸkun, esrar ile uyuÅŸur ve genellikle sadece kullanıcıdır…
Nuri Alço’nun ilgilendiÄŸi uyuÅŸturucu kokaindir hem de satıcıdır.

· Tecavüzcü CoÅŸkun, kaybetmiÅŸliÄŸi simgeler ve bu yüzden korkacak bir ÅŸeyi yoktur…
Nuri Alço ise ‘ÅŸeylerin! sahibidir ve bunları kaybedecek gibi olunca aklı çıkar, çok korkar!…

· Tecavüzcü CoÅŸkun, bastırılmış cinselliÄŸin hıncını hayvanlaÅŸarak almaya kararlıdır ve ‘bayan kıstırma’ durumlarındaki biçimsiz kahkahasıyla kendini ele verir…
Nuri Alço, sahte evlilik vaadiyle, sadece kadına sahip olmakla yetinmeyip o kadını satarak, kurye yaparak, sermaye yaparak vs. yıllar yılı kullanmaya niyetli haliyle, tatminsiz ve şeytanidir, en fazla sinsi model sırıtır. Tam bir çakaldır.

· Tecavüzcü CoÅŸkun, bir toplum kurbanı simgesidir, tedavisi mümkün olabilir…
Toplum ise Nuri Alço’nun kurbanıdır, tedavi mümkün deÄŸildir!..

Eroinin Hata Affetmez Tarihi

16 March 2006 tarihinde ilginc kategorisi altında Alisen Erdogan tarafından yazılmış

Insan organizması açısından tüm zamanların en yıkıcı kimyasalı eroinin ilginç hikayesi….
eroinin, ilk kez bilim adamları eliyle ve gerçekte son derece iyi niyetli bir amaca hizmet etmek üzere üretildiğini biliyor muydunuz?
1897′de Almanya’daki Bayer laboratuarlarında kanser ve tüberküloz hastaları için “aÄŸrı kesici” olarak hazırlanan “eroin hidroklor”, dehÅŸet verici yan etkileri farkedilince onu ilaç olarak reçetelere yazan hekimler tarafından derhal terkedildi. Ancak iÅŸ iÅŸten geçmiÅŸ ve “ÅŸeytanın tozu” hapsedildiÄŸi ÅŸiÅŸeden kaçıp halkın arasına karışmayı baÅŸarmıştı bir kez daha Kimya tarihinin ünlü efsanelerinden birine göre, “eroin” maddesi, adını, bu maddeyi deneme amacıyla kolundan enjekte eden bir Bayer mühendisinin o anda yaÅŸadıklarını tanımlamak için kullandığı ÅŸu mânidar cümleden almıştı:
“Kendimi bir kahraman gibi hissediyorum!” (”I feel like a hero”)
İşte, o günden bu yana eroin, dünyanın dört bir köşesinde, din, dil, ırk ve sosyal sınıf gözetmeksizin yüzmilyonlarca “kahraman” (!) üretmeye devam ediyor. Yalnız, küçük bir sorun var ki, bu sentetik kahramanların büyük bir bölümü kahramanlıklarını pekiÅŸtirecek herhangi bir dünyevî icraat yapmaya vakit bulamadan, hayli zamansız bir biçimde toprağın altını boylamaktalar!
Elbette ki, eroin şakası yapılamayacak kadar hassas bir konu. Zaten bizim derdimiz de şaka falan değil, yalnızca bir durum tesbiti yapmak. Ancak, aşağıda aktaracağımız tarihsel gerçekleri okuduktan sonra, şakayı biz mi yoksa şu anlı şanlı bilim dünyası mı yapıyor, ona siz karar vereceksiniz.
İnsan organizması açısından tüm zamanların en yıkıcı kimyasal bileşimlerinden biri sayılan eroin, gerçekte son derece iyi niyetli bir amaca hizmet etmek üzere üretilmişti.
Saf morfinin asit anhidritle iÅŸlenmesi sonucu ortaya çıkan bu ölümcül toz, ilk kez 21 AÄŸustos 1897 günü, Bayer’in Almanya’nın Elberfeld kentindeki laboratuarında sentezlendi. Sentezleme iÅŸlemi, bu tarihten yalnızca bi kaç gün önce aynı laboratuarda “Asprin”i keÅŸfetmiÅŸ olan saygın Alman kimyageri Dr. Felix Hoffman tarafından gerçekleÅŸtirilecekti. Bayer kayıtları, bizlere bu deneyin hedefinin kuru öksürük, tüberküloz ve kanser gibi önemli hastalıklarda hem ÅŸiddetli acıları dindirebilen, hem de tedavi edici yönü bulunan etkili bir ilaç keÅŸfetmek olduÄŸunu bildiriyor. 1868′de Ludwigsburg da doÄŸan Hoffman, Münih Üniversitesi Farmakoloji Bölümü’nden son derece yüksek derecelerle mezun olmuÅŸ, geleceÄŸi parlak bir kimyagerdi. Nitekim, Alman ilaç sanayiinin duayenlerinden Adolf von Bayer de onu keÅŸfetmekte gecikmedi. Genç kimyageri ÅŸirketinin Ar-Ge bölümüne alan Bayer, onun sayesinde farmakoloji tarihinin en büyük buluÅŸlarından biri olan asetil salisilik asiti günümüzde “Aspirin” adıyla bütün dünyada tanınan ticarî bir markaya dönüştürecekti.
İşte, eroin tam da o günlerde, ÅŸirket çalışanlarının “Aspirin”in keÅŸfinin coÅŸkusunu yaÅŸadığı sırada doÄŸdu. Dr. Hoffman büyük buluÅŸunu kayıtlara geçirmesinden yalnızca 11 gün sonra yine aynı laboratuarda, fokurdayan tüplerinin başındaydı. Bunaltıcı AÄŸustos sıcağına aldırmaksızın gün boyunca aralıksız çalışan ünlü kimyager en sonunda hedefine ulaÅŸtı. Deney kabının dibine çökelen beyaz toz, bir süredir kafayı taktığı o yepyeni formülün iÅŸe yaradığının da en somut kanıtıydı.
Aspirin ve eroinin ortak mucidi: Dr. Felix Hoffman baz morfinden sekiz kat daha güçlü bir uyuÅŸturucu elde eden Dr. Hoffman, bunun kontrollü ÅŸekilde kullanımıyla yukarıda anılan hastalıkların tedavisinde çok önemli bir ilerleme kaydedebileceÄŸini düşünüyordu. Kobaylar üzerindeki deneme çalışmaları bir yıl kadar sürdü ve toz eroin, “heroin hydrochlor” ticarî markasıyla ÅŸiÅŸelenmiÅŸ olarak 20. yüzyılın hemen arefesinde Bayer ÅŸirketi tarafından piyasaya sürüldü. Bugün için inanılması bir hayli güç olmakla birlikte, eroin o dönemde baÅŸta Almanya olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde eczanelerde rahatça satılıyordu. Hekimler, birçok ağır vak’ada hastalarını “mutluluktan uçuran” bu toza önceleri büyük ilgi gösterdiler. Eroin yalnız tedavi umudu olanlar için deÄŸil, tedavisi imkânsız görülen ve ölüm döşeÄŸinde birazcık huzur isteyen hastalar için de gerçek bir umut gibi görülmekteydi.
Ancak, madalyonun öteki yüzü kısa sürede ortaya çıktı. Yalnızca bir iki kullanımın ardından “ÅŸeytanın tozu”na müptela olanlar ÅŸuursuzca ecza depolarına, laboratuarlara saldırıyor ve kendilerine daha fazla ilaç temin etmeye çabalıyorlardı.
Eroin yasal olarak son kez 1. Dünya Savaşı yıllarında ağır yaralı askerlerin tedavisinde kullanıldı, ardından da tıp dünyasındaki güçlü bir konsensus sonucu tedavi prosedürlerinden tümüyle kaldırıldı.
İnsanları çok seven ve mesleÄŸine aşık bir kimyager olan Dr. Hoffman, 8 Åžubat 1946′da son nefesini verirken, ilk kez onun laboratuar kaplarında dünyaya gözlerini açan “diasetilmorfin” artık çoktan bir ilaç olmaktan çıkmış, alım-satımı ya da kullanımı bir çok ülkede en ağır ÅŸekilde cezalandırılan lanetli bir maddeye dönüşmüştü. Bir daha da hiç bir güç önünü kesmeyi baÅŸaramayacaktı…

Seni Seviyorum’a 30 Garip Cevap

16 March 2006 tarihinde geyik kategorisi altında Alisen Erdogan tarafından yazılmış

Seni Seviyorum : Teoride mi, pratikte mi?
Seni Seviyorum : Anlaşıldı. Tamam…
Seni Seviyorum : Ne güzel… Seninle beraber beni seven iki kiÅŸi olduk böylece…
Seni Seviyorum : Havalardandır, bana da oluyor bazen…
Seni Seviyorum : Et olarak mı, ruh olarak mı?
Seni Seviyorum : Neden? Bende benim bilmediÄŸim bir ÅŸeyler mi var?
Seni Seviyorum : Çok hoÅŸ… Peki baÅŸka ne gibi hünerlerin var?
Seni Seviyorum : Beni bu iÅŸlere karıştırma ne olur…
Seni Seviyorum : Ben de senin, beni seviÅŸini seviyorum.
Seni Seviyorum : Üzülme, zamanla geçer.
Seni Seviyorum : Hadi ya, çok ilginç… Eee sonra…
Seni Seviyorum : Ben de seni seviyorum. Eee, ÅŸimdi ne olacak?
Seni Seviyorum : Hayır izin vermiyorum! Bugün beni seven yarın kediyi köpeği de sever. Olmaz, ben ciddi biriyim
Seni Seviyorum : TeÅŸekkür ederim… Bu benim için büyük bir ÅŸeref… Sevgine layık olmaya çalışacağım. Büyüklerimi sevip küçüklerimi koruyacağım.
Seni Seviyorum : Gücün bana mı yetiyor? Akranlarını sevsene!
Seni Seviyorum : Bu neye cevap olacak, neyi çözecek peki?
Seni Seviyorum : Allah razı olsun…
Seni Seviyorum : Sen aÅŸmışsın, ben artık ne desem boÅŸ…
Seni Seviyorum : Olur paket mi olsun, burada mı seveceksin?
Seni Seviyorum : Seni seviyorumunda ekleyeceğin bir şey yoksa evlere dağılalım.
Seni Seviyorum : Beni sevmek demek, beni görmek demek değildir. Bu fani vücudum elbet bir gün toprak olacaktır fakat sevgin ilelebet payidar kalacaktır.
Seni Seviyorum : İyi de bunun sosyal güvencesi, sigortası filan var mı?
Seni Seviyorum : O vakit ağaç dik Türkiye çöl olmasın, güler yüzün gül yanağın solmasın, ben öleyim sana bir şey olmasın. (TEMA Vakfı)
Seni Seviyorum : Ömrünü, enerjini daha faydalı iÅŸlere harcasana canım… Yazık ediyorsun vallaha…
Seni Seviyorum : Elinden baÅŸka bir halt gelmez ki zaten…
Seni Seviyorum : Utanmadan bir de bunu yüzüme karşı söylüyorsun ha… Yıkıl karşımdan…
Veee Tabi ki…
Seni Seviyorum : Ben de seni seviyorum aÅŸkım…

Gereksiz Bilgiler

16 March 2006 tarihinde geyik kategorisi altında Alisen Erdogan tarafından yazılmış

1. Suudi Arabistan’da bir kadın kocasına kahve yapmazsa bu boÅŸanma nedenidir.

2. Bir köpekbalığı 100 milyon damla deniz suyu içindeki bir damla kanı hissedebilir.

3. Bir fare bir deveye oranla daha uzun sure susuzluÄŸa dayanabilir.

4. Insan midesi 2 haftada bir iç zarını yenilemek zorundadır aksi halde kendi kendini sindirir.

5. i harfinin uzerindeki noktaya Ingilizler “Dedikodu” derler.

6. Bir bardak taze şampanyanın içine bir kuru üzüm atarsanız üzüm asansör gibi bardağın altından üstüne üstünden altına sürekli dolaşır.

7. Eger ağzımıza attığımız bir şeye tükürüğümüz değmezse onun tadını anlayamayız.

8. Erkek Peygamber Devesi dişinin kokusunu 7 mil öteden duyabilir.

9. George Washington evinin bahçesinde marijuana yetistirirdi.

10. Zürafa kulağını 53 santim uzunluğundaki dili ile temizler.

11. Lübnan’da diÅŸi bir hayvanla cinsel iliÅŸkiye girmek serbesttir ama erkek hayvanla yasaktır.

12. Mc Donalds’in karının % 40′ı cocuk menüsü satışından gelir.

13. Her insanın dilinin izi de parmak izi gibi farklıdır.

14. Tarihi film Ben Hur’da çekim ekibinin farketmedigi kırkmızı bir otomobil görünür.

15. Einstein 9 yaşına kadar düzgün konuşamamıştır. Ailesi onun özürlü olduğunu düşünmüştür.

16. Hergün doÄŸan çocukların ortalama % 12’si yanlış anne babaya verilmektedir.

17. Kağıt para sanıldığı gibi kağıttan degil pamuktan yapılır. 1950′den once kenevir, agaç kabuÄŸu ve marijuana yaprağı kullanılarak yapılırdı.

18. çikolatanın köpekleri öldürdüğü doğrudur. Onların kalbine ve sinir sistemine zarar verir. Yarım kilo kadar çikolata küçük bir köpeği öldürebilir.

19. Bir çok ruj çeşidi balık pulu içerir.

20. Katil balinalar köpek balıklarının midesine alttan torpil gibi vurarak onları öldürür.

21. Donald Duck çizgi filmleri Finlandiya’da yasaklanmıştır . Nedeni kahramanların don giymemesidir.